1. YAZARLAR

  2. Resul İncelik

  3. Çocuk ve Kitap
Resul İncelik

Resul İncelik

Bayat İlçe Müftüsü
Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuk ve Kitap

A+A-

Yer Nur dağının Hira mağarası. Yıl 610. Peygamberimiz (s.a.v)’e Cebrail (a.s) “Oku” emriyle hitap ediyor. Okuma yazma bilmeyen Resulüne Rabbimiz, yaratılanı, kâinatı okumayı emrediyor. Peygamberimiz (s.a.v)’in şahsında biz Müslümanlara da Rabbimiz okumayı, anlamayı, akletmeyi, tefekkür etmeyi emrediyor. Kerim Kitabımızın ilk emrinin “Oku”  olması, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu”  buyurması, bir iş bitince yenisine başlamayı emretmesi ; ayrıca Hz. Peygamber’in, vahyi, vahiy kâtipleri vasıtasıyla yazdırması ve yazılı belgeler hâline getirmesi, O’nun okumaya, anlamaya verdiği önemi gösterir.

İnsanoğlu Allah’ın yarattığı mahlûkat içerisinde en üstünü ve en şereflisidir.  Bu yüzdendir ki insan, Allah’ın yeryüzündeki halifesi olarak kabul edilmiştir.  İnsan bu özelliğine, dünyaya geldiği andan itibaren hak kazanır.  Ancak, yaratılış gayesine uygun olarak davranmazsa, Cenab-ı Allah’ın Tin Suresindeki ifadesiyle, en üstün olma hususiyetini kaybedip, hayvanlardan aşağı bir mahlûk haline de dönüşebilir.  İnsanın, yaratılış gayesine göre yaşaması ve davranış sergileyebilmesi için de  daha çocukluk çağından itibaren eğitilmesi, hayata eğitim yoluyla hazır hale getirilmesi gerekir. 

Çocuk, hayatın meyvesidir. Evin solmaz çiçeğidir. Hz. Peygamber (s.a.v)’in ifadesiyle çocuk, cennet çiçeklerindendir.  Çocuk, insanoğlunun en saf ve masum halidir. Allah’ın emanetidir. Çocuk aynı zamanda imtihandır. Varlığıyla olduğu kadar, yokluğuyla da imtihandır. Her ne kadar çocuk tümüyle ebeveynine muhtaç, onların korumasında ve denetiminde ise de gerçek anlamda, onlara değil Allah'a aittir. Anne-baba, çocuklarının sahibi değil emanetçisidir. Kendilerine verilen bu emanete gözleri gibi bakmakla, onu örselemeden yetiştirmekle ve yıpratmadan hayata kazandırmakla yükümlüdürler. Çocuk, her ne kadar bugün yaşıyorsa da aslında bugünden çok yarına aittir. Ona verilen emek, yarının insanını yetiştirmek, yani geleceğin toplumunu şekillendirmek demektir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)’in, “Çocuğunun, senin üzerinde hakkı var”  buyurarak uyardığı baba ve annelerin, evlatlarına eksiksiz teslim etmeleri gereken hakların başında, onlara güzel bir terbiye vermek gelmektedir. Çocuğun sosyal ve kültürel gelişimi, bedensel ve zihinsel eğitimi, ahlaki ve dini terbiyesi anne kucağında başlayacak, baba ocağında sağlanacaktır. İyi bir evlat sahibi olmak için çırpınan ebeveynler, Hz. Peygamber (s.a.v)'in şu öğüdünü daima hatırlamalıdır: “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.”  Bizlere düşen de Cenab-ı Hakk’ın bu ağır emanetine layıkıyla sahip çıkmaktır. Onların kendilerinin farkına varabilmelerini, hayata dair gerekli bilgiyi edinmelerini, kendi kültür ve değerlerimizi kazanmalarını sağlamak anne-babalar ve büyükler olarak görevimizdir. Bunun yolu da kitaplardan geçmektedir.


[1] Alak 96/1.

[2] Zümer 39/9.

[3] İnşirah 94/7.

[4] Bakara, 2/30.

[5] APAK Adem, Çocuklarda Manevi Eğitim, www.kurav.com.

[6] Fethu’l-Kadir,c.3,s.308.

[7] Müslim, Sıyam, 183.

[8] Hadislerle İslam, Diyanet Yay. ,s.145.

Kitap, insana yeni ufuklar açar. Bir başka ifadeyle, elimize aldığımız kitabı yazan kişinin ufuklarında dolaşmamızı sağlar. Her kitap bir tecrübenin ürünüdür. Kitap aynı zamanda zihnimizdeki donmuş fikir ve değerleri çözerek hayatımıza yeniden katabilendir. Kitap okumak, hayatın kabuğunu yeniden çatlatmakta ve idrakimizi geliştirmektedir. Böylece değerimiz, okuduğumuz kitapların değeriyle ölçülebilmektedir. 

Her kitap okuma, ruhta, zihinde, düşüncede yeniden doğmaktır; yeniden dirilmektir. Uyuşmak, katılaşmak ve donuklaşmaktan sıyrılmak, bağnazlıktan arınmaktır. Kanatlanmak, uçmak, yukardan bakmaktır dünyaya, gezinmek, dolaşmaktır bütün dünyayı; seyretmek, temaşa etmektir evreni kuşbakışı. Her kitap okuma, dönüşmektir, dönüştürmektir. İmar olurken kendinde, imar etmektir ötekini; inşa etmektir kendini ve çevreni. Aydınlanmak ve aydınlatmaktır. Kalbini, ufkunu, dimağını açmaktır yeni fikirlere; hoş görebilmek, yok etmeden eleştirebilmek, eleştirirken öğrenmektir. Farklılığın zenginlik olduğunu iliklerine kadar hissetmektir. Her bir kitap, kişinin kendini geliştirme, dönüştürme ve yeniden inşa sürecinde bir kilometre taşıdır. Okuma sayesinde kabiliyetlerini zinde tutan insan, hem kendi hem de başkaları için ‘üreten’ konumunda olacaktır. 

Bizler biliyoruz ki bir insana birçok güzel alışkanlık çocukluk döneminde kazandırılır. Bu yönüyle bu dönem eğitim açısından, güzel alışkanlıkların kazandırılması açısından çok büyük öneme haizdir. Burada da anne-babalara çok iş düşmektedir. Çünkü çocuklar okula gitmeden hayatı, anne ve babalarının hayatından okur. Onların yaşayışlarından, davranışlarından hayata, çevreye bakışları şekillenir. Devamlı televizyon izleyen birinin çocuğu televizyon izlemeye meyilli olarak büyüyeceği gibi, kitapla, okumakla haşır neşir olan kimsenin çocuğu da okumaya meyilli büyüyecektir. Hiç şüphesiz, çocuklar üzerinde sözlü uyarılardan daha çok örnek davranışlar etkilidir. Çünkü kendisine karşı dürüst davranılan bir çocuk dürüst davranmayı, kendisine güzel davranılan bir çocuk güzel davranmayı; kendisine yalan söylenilen çocuk yalan söylemeyi, kendisine hakaret edilen bir çocuk hakaret etmeyi öğrenir. Bu sebeple örnek davranış etkili eğitim ve terbiye metodudur. 

Özellikle gençlerin zihinlerinin gerek tv’lerle, gerek sinemayla, gerekse yazılı ve görsel vasıtalarla köreltilmeye çalışılması, insanların zararlı alışkanlıklara ve fuhşa teşvik edilmesi, örf ve adetlerimizle çatışan, kültürel değerlerimizle uyuşmayan davranışların normal bir şeymiş gibi gösterilmeye çalışılmasına karşılık, iyi ve kötünün ayırt edilebilmesi açısından kitapların ve anne-babaların rolü çok önemlidir. Dolayısıyla anne-baba olmak hızlı ve doğal bir süreçtir. Ama asıl hüner anne-babalık yapabilmektir. Anne-baba olmak sadece yedirmek, giydirmek, okutmak, iş güç sahibi yapıp evlendirmek değildir. Hiç kuşkusuz en büyük ve en erdemli sorumluluğumuz; çocuğun bedenini besleyip büyüttüğümüz gibi, giydirip sıcaktan ve soğuktan koruduğumuz gibi, kalbini de beslememiz, ruhunu da ayazlardan korumamızdır. “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”  hadisi şuurunda olmaktır. 


[9] ALBAYRAK Ahmet, “Kültür ve Medeniyetimizin Gelişiminde İnsan, Cami, Kitap” Cami ve Kitap, Dib.,  Ankara 2016 s.60.

[10] BALOĞLU Adnan Bülent, “İnsan ve Toplumun İnşasında Kitap” Cami ve Kitap, Dib.,  Ankara 2016, s.78.

[11] S.Eraslan ve E. Keleş, En Güzel Örnek Hz. Peygamber, Tdv. Yay, s.194.

[12] Tirmizi, Bir ve Sıla, 33.

[13] DÖNMEZ Fatma, “Ailemde Bir Çocuk Var” Ailem, Dİb., Ankara 2015, S.31.

Bu yazı toplam 165 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.