1. YAZARLAR

  2. Abdullah Çelik

  3. Çocuk ve Eğitim
Abdullah Çelik

Abdullah Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuk ve Eğitim

A+A-

[reklam1]

Eğitim insanı daha iyiye, daha doğruya ve daha güzele götürme çabasıdır. Yani davranış
değiştirme sürecidir. Eğitim; yetişmiş bir kuşağın birikimlerini yetişmekte olan kuşağa, yöntemli bir
şekilde aktarması olarak da tanımlanır. Bazı otoriteler eğitimi yaşama hazırlık diye tanımlarlar.
- Bence eğitim yaşamın ta kendisidir.
Bu tanımlamalardan sonra gelelim eğitimin çocuklarımız üzerindeki önemine. Çocuklarımızın
eğitilmesi onlara dışardan, kendi duygu ve düşüncelerimiz açısından bakmakla olmaz. Onu kendi
psikolojik yapısı bakımından inceleyip değerlendirmekle olur. Çocuk denilen orijinal varlığı
kendimizden ayrı, kendi duygu ve düşüncelerimizden sıyrılarak anlamaya çalışmalıyız. Bu anlayıştan
uzak kalırsak çocuğu kendi gelişme imkanlarından yararlandıramadığımız gibi, ona büyük adam
psikolojisinin çoğu kez çıkara dayanan yolunu da seçtirmiş oluruz.
Çocuğun eğitimi var olduğu aile ortamında başlar. Anne ve babanın ilk öğrettikleri ve
davranışa dönüştürdükleri her eylem çocuğun eğitime başlangıcıdır. Okul çağına kadar bir çocuk;
sabahları uyanınca ailesine günaydın demeyi, elini yüzünü yıkayıp temiz kıyafetlerle sofraya oturmayı,
yemeği bitince annesine ellerine sağlık diyerek kalkmayı ailesinden öğrenir. İstenmeyen davranışları
anne ve baba istendik davranışlar haline dönüştürmesi için yardımcı olur.
İnsana insanca yaklaşmayı, aza kanaat etmeyi, sahip olduklarına şükretmeyi, her canlıya değer
vermeyi, barışı, dostluğu, hoşgörüyü düstur edinmeyi, yaratılanı yaratandan ötürü sevmeyi eğitim
sayesinde kazanır çocuklarımız.
Çocuğun eğitimi okulla devam eder. İyi bir insan, iyi bir vatandaş, iyi bir komşu, iyi bir
ebeveyn olma yolunda ilerleyen küçük fidanımız olan çocuğun en asli eğitimcisi öğretmenidir.
Öğretmen eğitimin geliştiricisi ve uygulayıcısıdır. Aileden alamadığı eğitimi dahi veren öğretmendir.
Okula ilk kez başlayan çocuklarımız uyum haftasından sonra dersleri ve kitaplarıyla tanışıyorlar.
Uyum haftasında oturması, kalkması, tuvalet kullanma, arkadaşlık kurma, okulun bölümlerini
kullanma, giriş çıkışlarda nasıl davranacakları konusunda birçok istendik davranışı uygulamalı olarak
öğreniyorlar. Bu süreç; her gün, her hafta ve eğitime devam ettiği yıllar boyunca sürüyor.
Dedik ya eğitim hayatın ta kendisidir diye… Öğretmen karşısında duran çocukla konuşurken,
otuz yıl sonrasının aile kurmuş, bilim adamı, sanatçı, sporcu, siyasetçi olmuş sorumlu bir insanla
konuştuğunun farkındadır. İşte öğretmen bu yüzden diğer meslek sahiplerinden farklıdır. Öğretmen
yarının büyükleriyle iletişim kurandır. Bir bakıma yarını inşa edendir.
Gelecekte ailesine değer veren, yaşlı ana babasına hürmet eden, çalışan kazancını yuvasına
harcayan, sabah kapı komşusuna hayırlı sabahlar demeyi esirgemeyen, çöpünü zamanında atan,
başkalarını rahatsız etmeyen, ortak yaşam alanlarında gerektiği gibi davranan, dürüst yalanı olmayan
v.s. insanı insan yapan değerlerle yaşamını sürdüren, bir değil yüzlerce insanı yetiştiren öğretmen ve
öğretmenlerimiz…
Dünyada hala savaşların sürdüğü kadın ve çocuklarımızın öldüğü, ailelerin parçalandığı
düşünüldüğünde eğitim konusunda hala eksikliklerimizin olduğunu unutmamalıyız. Sınavlara endeksli
öğrenciler yetiştirmek yerine, insanı insan yapan değerlerle donanmış nesiller yetiştirmek için, ben sen
o değil hepimiz el ele vererek eğitime öncelik vermeliyiz.
Sözlerimi Haim Ginott’un kitabında anlattığı bir bölümle tamamlamak istiyorum.(Bir Okul
Müdürü Haim Ginott’ vermiş)
“Toplama kampından sağ kurtulmuş bir insanım. Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken
şeyler gördü. Bilgili mühendisler tarafından yapılan gaz odaları, iyi öğrenim gömüş doktorlartarafından zehirlenen çocuklar. Eğitilmiş hemşireler tarafından öldürülen bebekler. Lise ve yüksekokul
mezunları tarafından vurularak öldürülen kadınlar ve bebekler.
Bu nedenle öğrenim olayına kuşkuyla bakıyorum. Sizden tek dileğim şu: öğrencilerinize insan
olmayı öğretin. Çabalarınız bilgili canavarlar, yetenekli ruh hastaları yada eğitilmiş Eichmannlar
yaratmamalı. Okuma-yazma, tarih ve matematik öğrencilerimizin insan olmalarını sağlarlarsa önem
kazanır.”

Bu yazı toplam 2161 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.