1. YAZARLAR

  2. Derviş Makas

  3. Çocuğun Berraklığı, Yaşlının Tecrübesi Kuşakları Buluşturmak
Derviş Makas

Derviş Makas

Evciler İlçe Müftüsü
Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuğun Berraklığı, Yaşlının Tecrübesi Kuşakları Buluşturmak

A+A-

            Ana hatlarıyla insan hayatı çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık şeklinde evrelendirilir. İnsan hayatının her bir evresine ait karakteristik özellikler vardır. Çocuklukta masumiyet, saflık, berraklık, rol model alma, özdeşleştirme; gençlikte dinamizm, kararlılık, duygusallık; yetişkinlikte zihin duruluğu, duygu dinginliği, danışıp istişare etme, planlı programlı hareket etme; yaşlılıkta tecrübe, vefa gibi…

            İnsan hayatının hangi evresinden bahsedecek olursak olalım bahse konu hayat evresinin karakteristiğini kazanmasında insanın hemcinsleriyle karşılıklı etkileşiminin büyük bir rolü vardır. Bu rol ya çocuk, genç veya yetişkin birey tarafından anne-babanın rol model alınması şeklinde ya hangi evrede olursa olsun görgü, bilgi ve tecrübe paylaşımı şeklinde veya daha farklı şekillerde gerçeklik kazanır. “Armut dalından uzağa düşmez.”, “Boynuz kulağı geçer.” atasözleriyle anlatılmak istenen de bu olsa gerek.

            Bütünüyle olmasa da insan hayatının evrelerine ait karakteristik kimi özellikleri diğer evrelere taşımak kuşkusuz ki hem imkân kabilindedir hem de ideal olandır. Bu cümleden olmak üzere, çocuğun berraklığını ve yaşlının tecrübesini zikretmek yerinde olur. Özellikle modern çağın hastalıklarından biri olan kuşaklar arası çatışma ve iletişim sorunları gibi illetler ailemizi, mahallemizi, şehrimizi kısacası hayatı gün geçtikçe daha fazla sarmalına çekerken…

            Kerim kitabımız Kur’an-ı Kerimde çocuklar için kullanılan eşsiz ifade, “Kurretü a’yun = göz aydınlığı” ifadesidir. Allah’ın bir insana neslini devam ettirecek bir çocuk bağışlaması başlı başına mutluluk vesilesidir. Ama insan nimetlendirildiği çocuğuyla aynı zamandan kendi kemalatına doğru yolculuğuna da ivme kazandırır. Zira insan çocukla birlikte anne-baba olmayı öğrendiği kadar masumiyeti, saflığı ve berraklığı da tecrübe eder. Böyle bir tecrübeyi yaşamak için ille de anne-baba olmak gerekmez. Hangi yaştan ve hangi cinsiyette olursa olsun çocukları biraz alıcı gözle gözlemleyen her birey onlardaki bu ayırıcı özelliği ve mümeyyiz vasfı mutlaka görecektir. Bu gözlemleme bile ilkinde olduğu kadar olmasa da insanı belli ölçüde tecrübe sahibi kılar.

            Çocukluğun saflığı ve berraklığı insanın yaşam vetiresine bağlı olarak belli ölçüde flu hale gelip matlaşır. Böylece karakter bulanıklaşır. Sonuç olarak git gide dünkü saf ve berrak çocuk sinsi, kurnaz, hilebaz, yalancı, dolandırıcı bir gence, bir yetişkine veya bir yaşlıya evirilmiş olur. Sonra da insan “Bu çocuk bir canavara nasıl dönüştü?” sorusunu sormaktan kendini alamayıverir. 

            İnsanın her daim çocuk kalması mümkün değildir, ancak her insanda saflık, berraklık gibi çocuksu bir yönün kalması pekâlâ mümkündür. Nitekim yüce yaratıcı, Bir topluluk kendindeki vasıfları değiştirmedikçe… (Ra’d 13/11) buyurarak aynı zamanda böyle bir imkâna dikkat çekmiyor mu?

            Tecrübe insan hayatının yaşlılık evresinin mümeyyiz vasfıdır. Hayatın bu evresiyle ilgili olarak “Gün görmek”, “Görüp geçirmiş olmak” ve “Saçını başını bu uğurda ağartmak” gibi deyimlerinin her biri birer kıymet vurgusudur. Çocukluğun saflığı, berraklığı nasıl kıymeti takdir edilemez bir değer ise yaşlı olmanın sonucu olan tecrübede öyledir. Bu durum ister dini, ister içtimai, ister kültürel, isterse başka bağlamlarda olsun her daim böyledir. Tabi ki bilene ve takdirinde olana…

            Yaşlı kimse, kavminin içindeki peygamber gibidir. anlamında tecrübenin öneminin altını kalınca çizerek vurgulayan bir kelam-i kibar vardır. Bir peygamber nasıl ki, yüce Allah’tan melek aracılığıyla vahiy olarak aldığı doğruluğu kesin, faydası mutlak ilahi mesajları gönderildiği topluma ileterek onları doğruyu eğriden, güzeli çirkinden, faydalıyı zararlıdan ayırt etme konularında kılavuzluk eder, aynen öyle de güngörmüş, saçını başını tecrübe ederek ağartmış yaşlı kimseler de etraflarındaki insanlara kendi düştüğü hatalara düşmemeleri, kendi kaçırdığı fırsatları kaçırmamaları, dünya ve ahiret saadeti adına kendinin ihmal ettiği hususları ihmal etmemeleri ve daha nice hususlar bakımından rehberlik yapar. Eğer bilmiyorsanız bir bilene sorun! (Nahl, 16/43) ayet-i kerimesi ve Saçını başını Müslüman olarak ağartan yaşlı kimselere tazimde bulunmak, Allah’a tazim ve saygıdandır… (Ebû Dâvûd, Edeb 20),  hadis-i şerifi ile bir anlamda anlatılmak isten bu olmalıdır.

            Ezcümle insan hayatın hangi evresinde olursa olsun çocuklardaki zihni duruluğu, duygusal berraklığı ve kalp saflığını özümsemeli, içselleştirmeli ve karakter haline getirmelidir. Yine aynı şekilde insan, yaşı ne olursa olsun kendinden daha fazla görüp geçirmiş olan yaşlı insanlardan hayata dair, insanlığa dair, kulluğa dair tecrübe devşirerek erkence olgunlaşmalıdır.

Bu yazı toplam 3110 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.