1. YAZARLAR

  2. Ercan Şen

  3. Bir Sabır Eğitimi Olarak Oruç
Ercan Şen

Ercan Şen

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Sabır Eğitimi Olarak Oruç

A+A-

Ahlâkın ve tasavvufun temel kavramlarından olan sabır, genel hatları itibariyle acıya katlanma, sıkıntıya göğüs germe, Allah’a tevekkül ederek O’ndan gelen sıkıntılara katlanma, insanın kendisini, aklın ve dinin yapılmasını gerekli gördüğü işleri yapmaya veya yapılmasını yasakladığı, uygun bulmadığı davranışlardan uzak durmaya zorlaması; kişinin hayırlı amacına ulaşma yönündeki direnci gibi anlamları ihtiva eder.

Söylemesi kolay olmasına rağmen uygulamasının o kadar da basit olmadığı bir süreci ifade eden sabır, içerisinde tahammül, hoşgörü, rıza ve katlanma gibi erdemleri de taşımaktadır. Bu bağlamda sabrın en fazla gündeme geldiği ibadetlerden biri hiç şüphesiz oruç ibadetidir. Zira sabrı geliştiren, ona kuvvet kazandıran basamaklardan biri de oruçtur.

Bir şeyden geri durma, yapmama anlamına gelen, Arapça savm ve sıyâm kelimelerinin Türkçedeki karşılığı olan oruç; imsâk vaktinin girdiği andan itibaren güneş batana kadar geçen süreyi Allah tarafından beğenilen bir davranış olacağı düşüncesiyle yemeden, içmeden ve cinsî ilişkiden uzak olarak geçirmeye denir. İslam’ın en temel esaslarından birini oluşturan oruç ibadeti, Kur’ân-ı Kerim’de Bakara 2/183, 187, 196; Nisâ 4/92; Mâide 5/89, 95; Mücâdele 58/4; Ahzâb 33/35 gibi âyetlerde üzerinde durulmaktadır.

Oruç, aslında yasak olmayan bazı fiillerin günün belli saatlerinde geçici olarak yasaklanmasıdır. Bu durum Müslümanın sürekli olan yasaklardan uzak durması için de bir eğitim fırsatı sağlar. Böylece Müslüman, Allah’ın istediği gibi bir hayat yaşamaya özen gösterme alışkanlığı kazanır.

Yazımızın başlığında belirttiğimiz gibi oruç aynı zamanda bir sabır eğitimidir. Çünkü oruçlu kişi, günlük alışkanlıklarını belli bir süre için terk ederek sabretmeye alışır ve aynı zamanda da bundan dolayı sevap kazanır. Öte yandan oruç, sabırla yakından ilgili olan iradeyi de güçlendiren bir potansiyele sahiptir. 

Ahlâki güzellikleri pekiştirmeye de vesile olan oruç, bu noktada insana takva ve nimete şükretme duygusunu katar. Çünkü Müslüman, bir yandan orucum bozulur diye nefsinin arzularına gem vurmaya çalışırken, diğer taraftan mümkün olduğunca iyi hasletler geliştirmeye çalışır. Tahdis-i nimet duygusu gelişir, yani Cenab-ı Hakk'a karşı şükrünü edâ etmek maksadıyla nâil olduğu nimetin sevincini ve şükrünü ortaya koyar.

Oruç, bir yönüyle de sabır sınavıdır. Zira Müslüman oruçlu iken, her zaman kolayca erişebildiği önünde duran yemeğe elini uzatmaz. Günlük hayatta belki düşünmeden söylediği bazı kem sözleri söylememeye çalışır. Gözlerine ve bakışlarına ayar vermek suretiyle kendine daha bir mukayyet olur. Başına gelen olumsuzluklara karşı tahammül seviyesi gittikçe artar. Açlığa, susuzluğa ve bilumum ihtiyaçlarına karşı sabır disiplinini geliştirir. Hülâsa, Ramazan ayında sabır, mü’minin bütün benliğini aşama aşama yeniden inşa eder. Bu noktada Efendimizin “Oruç, sabrın yarısıdır” sözü daha bir anlam kazanır. 

Bize sabrı öğreten orucun mahiyetini ve ruhunu derinden kavrayabilirsek eğer, orucumuzu sabırla birleştirme mevsimi olan Ramazan ayını da hakkıyla idrak etmiş oluruz.  
 

Bu yazı toplam 724 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar