1. YAZARLAR

  2. Fevzi Nuri Kara

  3. Bilbao Etkisi
Fevzi Nuri Kara

Fevzi Nuri Kara

Yazarın Tüm Yazıları >

Bilbao Etkisi

A+A-

İspanya'nın Bask bölgesinde yer alan  "Bilbao", 1997 öncesinde ekonomik krizlerle boğuşan bir kent iken, bugün İspanya'nın en fazla turist çeken kenti. Dünyaca tanınmış mimar Frank Gehry'nin heykelimsi bir forma sahip sanat müzesini orada konumlandırması ve bu müzede New York "Guggenheim Müzesi"nin koleksiyonunun sergilenmesiyle kentin kaderi değişir. Adeta mega bir heykel olan "Bilbao Müzesi" sayesinde kısa sürede milyonlarca turist kente akın ederken, kent ekonomisi yükselişe geçer ve "Bilbao" dünyaca tanınan kentler arasına girer. Alınan ekili sonuç, bugün "Bilbao Etkisi" olarak isimlendirilmektedir. Müzenin mimarı Frank Gehry "Bilbao Etkisi"ni, “öylesine muazzam bir iktisadi ve kültürel etki uyandırdı ki, dünya çapında, günümüz mimarlarının bu tür eserler yaratması yönünde güçlü bir talep doğdu.” cümleleriyle özetler. 

1997-2002 yılları arasında "Bilbao Müzesi"ni ziyaret eden 3,5 milyon turist, beş yılda şehre yaklaşık 550 milyon Dolar'lık ekonomik getiri sağlarken, son on yılda müzeyi 10 milyon turist gezmiş ve kente kişi başı ortalama 171 Euro bırakmıştır (http://www.vsdergi.com). Bu bilgiler, kentin dünya kamuoyunda markalaşması ve küresel sermayeyi kente çekmesi açısından, kentin stratejik planlamasında simge yaratacak çağdaş mimari eserler kadar, çağdaş sanat müzelerinin önemini belirlemesi bakımından sanırım oldukça önemli. 

Günümüzde birçok kent, sanatın küresel ekonomideki yerini saptayarak, sanat ve kültür etkinliklerini planlarına dahil etmektedir. Ayrıca, sanat müzeleri, sanat galerileri, kültür merkezleri, düzenlenen sanat festivalleri, sempozyumlar, bienaller,.. gibi kültürel etkinlikler, sanatın kentsel yaşama katılmasında önemli bir işlev taşımaktadır. Sanatın kamusal alanda toplumla buluşarak insan yaşamına dokunması, bireyin estetik algıyla buluşarak estetik değerleri kendine katabilmesi, dolayısıyla sanat kültürünün oluşması, kendi kültürel kökleri üzerinde yükselen çağdaş yaşamın değerlerini daha güçlü kılacaktır. Sanat, bireyde estetik algı yaratarak, toplumsal farkındalığı güçlendirebilme gücüne sahip olduğu kadar,  evrensel bir dil olarak yaşamları birbirine yaklaştırarak toplumsal barışa katkı sunabilir. 

Günümüzde kentler, "Bilbao" örneğinde olduğu gibi, uluslararası alanda marka kent olmak hedefine yönelik çeşitli stratejiler geliştirmektedirler. Bu stratejiler içerisinde kültür ve sanat önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü sanatı gündelik hayata taşıyan kültürel etkinlikler, toplumsal katkılarının yanı sıra, kent prestijine katkıları ile kentin küresel konumunu, dolayısıyla turistik-ekonomik durumunu olumlu yönde etkileyebilmektedir. 

Özellikle günümüzde plaj turizminin yanı sıra, sağlık, kültür ve sanat turizminin öne çıktığı görülmektedir. Kentin cazibe merkezi haline gelmesinde; coğrafi konumundan tarihsel ve kültürel önemine, kamusal alandan, ulaşım, alt-üst yapı hizmetlerine kadar birçok etken sıralanabilir. Ayrıca kentin tarihsel mirası üzerine kurulu mimari kimliği ve içerisinde barındırdığı kültür-sanat varlıkları kanımca önem kazanmaktadır. 

Nasıl ki Mısır denince Piramitler, Hindistan denince "Tac Mahal",  Roma denince "Kolezyum",  Paris denince "Eyfel Kulesi", "Louvre Piramidi",  Sidney denince "Opera Evi", Moskova denince "Kremlin Sarayı", İstanbul denince, "Sultan Ahmet Camii", "Ayasofya Camii", "Kız Kulesi", Berlin denince "Brandenburg Kapısı", New York denince "Özgürlük Heykeli", Batum denince "Ali ve Nino Heykeli", Chicago denince Anish Kapoor'un "Bulut Kapısı" (Cloud Gate) adlı devasal boyutlardaki heykeli... akla geliyorsa, günümüzde birçok kent, gerek tarihsel gerekse modern yapıtlarla kenti özdeşleştirerek bir sembol yaratmakta ve bu sembolü yaymaktadır. 

Bugün birçok insan sadece bu sembol yapı-eserleri görmek için bu kentleri ziyaret etmektedir. Birçok insan ise kentin mimari-kentsel kimliği kadar, kentte düzenlenen spor, kültür, sanat ve müzik etkinliklerini yerinde izlemek, müzeleri gezmek için o kentlere akın etmektedir. 

Örneğin, Venedik, Sidney, Berlin, İstanbul,... Çağdaş Sanat Bienalleri, Cannes, Toronto, Venedik, Berlin,... Film Festivalleri, veya Rio Karnavalı (Brezilya), Venedik Karnavalı (İtalya), Domates Festivali (İspanya), Ekim Festivali (Almanya), Çamur Festivali (Güney Kore),... gibi eğlence turizmine yönelik etkinlikler,... adeta kentin sembolü etkinlikler olarak dünya kamuoyunda kentlerin tanıtımına katkılar sunmaktadır.

Her ne kadar ilimizde düzenlenen sanat-müzik-kültür festivalleri, önemli sanatçıların katılımıyla nitelik açısından güçlü olsa da , fiziki-teknik... vs. olanaklardan kaynaklanan sorunlardan olsa gerek etki alanlarının dar kaldığı izlenmektedir. Bu bağlamda, Afyonkarahisar Belediyesi ile Afyon Kocatepe Üniversitesi tarafından ortaklaşa yürütülen ve kentimizin tanıtımı açısından önemli projelerden biri olan "Kent Müzesi" projesi ile kültür tarihinin önemli eserlerini barındıran "Afyon Arkeoloji Müzesi Yeni Müze Binası"nın tamamlanarak yaşama geçirilmesi, ilimizin turizm ve kültür şehri imajına büyük katkılar sunacağı muhakkaktır. Ayrıca doğal cevherlerimizden Afyon mermerinin bir sanat malzemesi olarak kullanıldığı uluslararası sanat sempozyumları yolu ile dünya heykeltıraşlarının modern eserlerinden oluşacak "Afyonkarahisar Açık Hava Heykel Parkı" ve kentin modern yüzünün simgesi haline gelebilecek modern-heykelimsi bir forma sahip, tarihsel ve kültürel doku üzerine yükselen; opera-tiyatro sahneleri, güncel sergi salonları, eğitim alanları ve sosyal alanların yer aldığı "Modern Sanat Müzesi Müze Kompleksi"nin varlığı hiç kuşkusuz bu etkinliklerin etki alanını güçlendireceği gibi, yapılan etkinlikleri çeşitlendirerek kentin uluslararası alandaki tanınırlığına ve kent kimliğine daha güçlü katkılar sunacaktır.

Bu yazı toplam 1213 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.