Şükrü Kabukçu

Şükrü Kabukçu

Afyonkarahisar İl Müftüsü
Yazarın Tüm Yazıları >

Berat Kandili

A+A-

10 Mayıs Çarşamba günü akşam inşallah Berâat kandilini idrak edeceğiz. Rabbim bu gecelerin feyiz ve bereketinden istifade etmeyi cümlemize nasip eylesin. Daha önceki kandil geceleri ile ilgili değerlendirmelerimizde de ifade etmeye çalıştığımız gibi kandiller, adı üzerinde bizim gönül dünyamızı aydınlatan değerlerdir. Bu aydınlatma elbette ki bu gece veya gecelere yüklenen anlamla ilgilidir.

Şu tartışma çok yapılıyor: “Bunlar sonradan ihdas edilen günlerdir.” Doğrudur. Ancak, ümmetin hiçbir ferdi dindarlığını sadece bu gecelere hasretme / hapsetme gibi bir düşünceye sahip olmamıştır. Bu geceler bizim aidiyet duygumuzu güçlendirir. Bizi yeniden toparlar ve bir araya getirir. Yeniden bir silkinişe vesile olur. Özellikle bir cami gölgesine sığınan her birimiz için, adeta zamanı durdurup kendimizi dinlememizi sağlar.

Din veya dindarlık sadece emir ve yasaklardan ibaret değildir. Yani yerine getirmemiz gereken ibadetlerin yanında, o ibadet ile ilgili kültür değerleri de oluşur. Bu tabii bir durumdur. Geçmişte ecdadımızın kendi sosyal ihtiyaçlarına binaen bazı uygulamalarına karşın biz bugün meseleye nasıl bakarız? Ve işin özünü kaçırmadan nasıl güncelleriz? Bu vesile ile bu gibi soruların cevaplarını da aramalı değil miyiz?

Şahsi kanaatimiz odur ki, kandil gecelerinin, sadece kavram olarak bile değerleri çok önemlidir. Buradan hareketle, berâat gecesi/kandili nedir? Sorusuna değinecek olursak, öncelikle bu kavram, kurtuluşunu isteme, arınma, günahlardan uzaklaşma ve kurtuluşa erme gibi hususları akla getirmektedir. Şaban ayının on beşinci gecesinde Müslümanların, Allah'ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umularak, bu geceye Berat Gecesi denmiştir.(DİA)

Elbette ki Müslüman, attığı her adımda kurtuluşu arayan ve düşünen kişidir. Ama zaman zaman daha yoğun bir düşünce ve tefekkür ortamı her birimiz için gerekli olmaktadır. İşte, kandil geceleri gibi özel zamanlarda biraz daha yoğun bir düşünce, ibadet ve dua gibi değerlerle iç içe olursak, bu kendi kazancımız olacaktır.

            Duhan süresinde (44/3) Kur'an'ın "mübarek bir gecede" nazil olduğu ifade edilmektedir. İslam âlimlerinin çoğunluğuna göre, burada işaret edilen gece Kadir gecesidir. Çünkü diğer ayetlerde Kur'an'ın Ramazan Ayında (el-Bakara 2/ 185) ve Kadir gecesinde (el-Kadr 97/1 ) indirildiği belirtilmektedir. İkrime b. Ebü Cehil'in de dâhil olduğu bir grup âlim ise, Duhan süresindeki ayetle Berat gecesine işaret edildiği kanaatindedirler. Bu takdirde, Kur'an'ın tamamının Berat gecesi levh-i mahfûzdan dünya semasına indirildiği, Kadir gecesinde de ayetlerin peyderpey indirilmeye başlandığı şeklinde bir yorum ortaya çıkmaktadır. Nitekim bazı müfessirler bu görüşü benimsemişlerdir (bk. Elmalılı, V, 4293-4295) (bkz.DİA,”Berat Gecesi” md.)

Bu gece ile ilgili olarak da Hz. Peygamber (s.a.v)'in, "Allah-u Teâlâ -rahmetiyle- Şaban’ın on beşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar" buyurduğu rivayet edilmiştir. (Tirmizi, "Şavm", 39; İbn Mâce, "İkâme”, 191 ). Diğer bir rivayete göre de Hz. Peygamber (s.a.v), " Şaban’ın ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, 'Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle!' der" buyurmuştur (İbn Mâce, "İkâme, 191) .

Tekrar belirtelim ki, kulluk bir ömür boyudur. (Hicr,15/99) Her zaman olduğu gibi bu konuda da bizim örneğimiz ve rehberimiz Sevgili Peygamberimizdir. Kurtuluşunu/beraatini isteyen bir toplum, ibadeti, kulluğu ve itaati elbette bir güne veya bir geceye inhisar edemez. Buradan hareketle, kurtuluşa eren kişilerin/toplumların özelliklerini haber veren bazı ayeti kerimeleri paylaşmak isteriz:

            “  Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. “  (Âl-i imran,3/104)

            “ O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. “(A’raf,7/8)

            “ Fakat peygamber ve beraberindeki mü’minler, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işte bunlarındır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Tevbe,9/88)

            “ Öyle ise akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. “(Rum,30/38)

            “ O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” ( Teğâbün,64/16 )

Görüldüğü üzere örnek olarak verdiğimiz bu âyet-i kerimelerde, beratını/kurtuluşunu isteyen kişilerin özellikleri sayılmaktadır.

Beratını İsteyen Fert ve Toplum;

Beratını isteyen fert ve toplum için bazı teklifler;

  1. Amentü esasları yeni baştan gözden geçirilmeli, inanç esaslarına ait hatalarımız var ise bu eksikler giderilmeli,
  2. Gönülden gelen bir nedamet ve pişmanlık duyulmalı,
  3. Bolca tevbe/istiğfarda bulunulmalı,
  4. Kötülüklerden ve kötü mekânlardan uzak olunmalı,
  5. Allah’ın sevdiği kullardan olmak için gayret edilmeli,
  6. İbadetlerimiz gözden geçirilmeli,
  7. Anne-baba, dostlar ve büyüklerin duası alınıp, gönülleri kazanılmalı,
  8. Toplumda kötülüklerin oluşmaması ve iyiliklerin yaygınlaşması için gayret gösterilmeli,
  9. Ailemize ve etrafımıza sahip çıkılmalı,
  10. Çocuklarımıza ve nesillerimize din ve dine ait değerlerimiz öğretilmeli,

Bu gecelerde;

  • Özel bir ibadet yoktur. Gerek namaz ve gerekse oruç ile ilgili isimlendirmeler sünnetle belirlenmiştir. Bunların haricinde bir tanımlamaya gitmek doğru değildir.
  • İsteyen kaza namazı veya nafile namaz kılabilir.
  • İsteyen gündüzünde oruç tutabilir. Özellikle kaza orucu olan kardeşlerimize bu günlerde oruç tutmayı tavsiye ederiz.
  • Bir miktar Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulunabiliriz. Ve özellikle bazı ayetlerin meal, tefsir ve izahı hakkında okumalar yapmalıyız.
  • Hayatta olan büyüklerimizi arayarak gönüllerini almalıyız.
  • Çevremizdeki ihtiyaç sahipleri ile ilgilenme gibi güzel amelleri yapmalıyız. Ve tabi ki
  • Dua, dua, dua: kendimiz için, ailemiz için, ülkemiz ve insanlık için bolca dua etmeliyiz.

            Tüm okuyucularımızın kandilini tebrik ederim.

Bu yazı toplam 953 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.