1. YAZARLAR

  2. Mehmet Aksoy

  3. Bencillikten Kurtul Mutlu Ol
Mehmet Aksoy

Mehmet Aksoy

Sosyolog - Eğitimci
Yazarın Tüm Yazıları >

Bencillikten Kurtul Mutlu Ol

A+A-

Bencillik,göze takılmış ayna gibidir; o gözler nereye bakarsa baksın, kendinden başkasını göremez.(Mevlana)
Bencillik, bir kişinin sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesidir.Bu durum kişinin kendi çıkarlarının ne olduğunu düşünmesini ve buna uygun hedeflerini bulmasını gerektirir.

Bencilliğin arkasında zayıf karakterli olmak yatar.Yetişkin bir insan, çocuklarda olduğu gibi hala bencil davranmaya devam ediyorsa, bu onun iç dünyasının güçsüz olduğunu gösterir.

Bencillik, insanı yalnızca kendi mutluluğuna hizmet ettirir. Başkalarını anlamayı, onlara iyilik yapmayı ve yardım etmeyi engeller.

Kişilik yapısı gelişmemiş bireyler,hayatının her alanında bencil davranışlar yansıtırlar.Bencillik duygusu, insanı vermekten çok almaya alıştırır ve öğretir.Bencillik, insanda yüksek beklentiler oluşturur.Bencil insan,etrafındaki insanların kendine yardım etmesini, kendine hizmet etmesini, isteklerinin yerine gelmesini ister.Bencil kişi, arzuları yerine gelmezse sinirlenip hırçınlaşır, etrafındakilere sataşır. Bencilliğinden dolayı, insanlarla sosyal ilişkileri bozulur, geçimsiz, şikayetçi ve mutsuz kişi olur.

Bencil insanlar, başkalarının arzu ve isteklerini önemsemezler, kendi menfaatlerinin peşine düşerler. Kendisi için fayda sağlayacak hiçbir şeyden vazgeçmek istemezler.

Kendi benliğini merkeze alan insanlar mutsuzdurlar.Bencillik mutluluğu engeller.Kişideki bencillik oranındaki artış, olumsuz duyguları,psikolojik saplantıları da beraberinde getirir.Bencil insanlar ortaya koydukları hatalı davranışlarından dolayı bir müddet sonra yalnız kaldığından mutsuzlaşırlar.

Bencil kişiler, sürekli şikayet eden özelliğe sahiptirler.Elinde bulundukları ile mutlu olmaları gerekirken elde edemediklerini şikayet ederek hep mutsuz olurlar.

Bencil insanlar, vücutta ki kanser hücreleri gibidir.Kanser hücresi nasıl vücutta hızla yayılıp vücudun direncini zayıflatırsa; bencil insanlarda toplumda veya çalıştığı iş yerinde kendine yardımcı olan insanların ayaklarını kaydırarak, onları engelleyerek başarılı olmaya çalışırlar. Bu tip bencil insanlar, mutlu olmayı kendi çıkarlarının tatmini olarak görürler.Menfaatleri için tüm kuralları, ilkeleri ve ahlaki değer yargılarını yakıp yıkarlar.

Bir insanın –niyeti- kişinin bencil olup olmadığının belirleyici olabilir.İnsanın istediği şey sadece kendine fayda getiriyorsa o kişi bencilce istekte bulunuyor demektir. Eğer istediği şey insanların ortak çıkarına uygunsa o zaman erdemli davranıyor demektir.

Erdemli fedakar insanlar; yardımseverdirler, almaktan çok vermekten hoşlanırlar.Başkalarının sırtına kene gibi yapışan kanını emerek geçinen değil; insanlara imkanları ölçüsünde yardım eden, yardım etdiği kişilerin sevinçleri ile mutlu olan kişilerdir.

Erdemli insanlar; etrafındaki kişilerin başarıları ile sevinen, onların acılarını paylaşan,onların mutluluğu ile mutlu olan, birlikte yaşamayı ilke edinen,karakterli kişilik yapısına sahiptirler.

Bilgeye bir gün sormuşlar:

– Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?
Size farkı gösteriyim deyip, önce sevgiyi dilden kalbine indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi sofrada yerlerini almışlar. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.

Bilge şöyle bir şart koymuş:

– Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz.
Peki deyip çorbalarını içmeyi denemişler.
Fakat kaşıklar uzun geldiğinden sıcak çorbayı döküp saçmaktan hem kendilerini yakmışlar hem de ağızlarına bir damla bile götürememişler. En sonunda bakmışlar olacak gibi değil sofradan aç kalkmışlar.

-Daha sonra bilge, bu defa sevgiyi gerçekten bilenleri yemeğe çağırmış. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen insanlar gelmiş, sofraya oturmuş. Onlara da aynı şartı dile getirmiş.
Her biri uzun kaşığını çorbaya daldırmış, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak çorbalarını içmişler Böylece her biridiğerini doyurmuş ve sofradan afiyetle şükrederek kalkmışlar.

Bilge, sevgiyi gerçekten yaşayanların farkını soranlara;

– İşte! Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz şunu da unutmayın. Hayat pazarında her zaman alan değil veren kazançlıdır.

Allaha emanet olun, esen kalın.


 

Bu yazı toplam 193 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.