1. YAZARLAR

  2. Abdullah Çelik

  3. Bahara Selam Olsun
Abdullah Çelik

Abdullah Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

Bahara Selam Olsun

A+A-

“Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar." 
Sözün sahibi, Mülkün Sahibi’nin kim olduğunun idrakinde olunca, dilinden dökülenler de gönüllerde iz bırakıyor elbette. Yakın geçmişte ülkemizde baharı müjdeleyen o “bir çiçeğe” rahmetle..

Güneşin sıcak yüzüyle göz kırptığı günlerdeyiz. Evet, bahar geliyor. Işıtıp da ısıtmayan güneşler kışta kaldı mevsim olarak düşündüğümüzde. Ve ülkemizde suret-i haktan görünen, ışıtmak bir yana karanlıkların davetçisi sözde güneşler de ülkemizin kışında kaldı.  Kış geride kalırken toprak ısınmıyor sadece; gündem sıcak, insanımız hararetli, ülkemiz her anlamda bahara hazırlıyor. Umudumuz o ki güzel günler bizi, ülkemizi, inananları bekliyor. Umudumuzu yitirmemiştik hiç zaten. Karanlık kapıda kararsa da umuttan dağımız var bizim. Aksi inananlar için düşünülemez ki.. Üstad M.Akif ERSOY,  mısralarında bakın nasıl ifade ediyor aksi bir durumu:
Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak... 
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.

Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun. 
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!

Evet, ümitvarız. Bir dönem ellerinde cetvelle coğrafyamıza kendince sınır çizenlerin;  gayemize, umutlarımıza ve gönlümüze sınır koymalarına fırsat vermemek adına; Kahire’yi, Halep’i, Gazze’yi, Kudüs’ü  Saraybosna’yı, Arakan’ı, Urumçi’yi; unutmayan, önceleyen, kurtuluşu vahdette bilen bir umudu bileğiliyoruz. 

İnanıyoruz ki umudumuzun hayat bulması, inananların, insanlığın selameti; batılınsa zail olması demektir.

Ve umuduz şafağına yaklaşıyor.. 
Biliriz ki gecenin en karanlık anı, şafağın en yakın anıdır. Umudumuz adına şafağın söktüğü günlerdeyiz. İçinde bulunduğumuz bu zaman diliminin kıymetini bilerek en iyi şekilde değerlendirmemiz gerektiği kanaatindeyim. Sadece yaptıklarımızdan değil imkan olduğu halde yapmadıklarımızdan da sorumlu olduğumuz bilinciyle.. Ancak bu değerlendirmeden muradımız, hiçbir şeyin fayda sağlamayacağı güne de hazırlıktır aynı zamanda. 

“Bir saniyesine dahi hükmedemediğimiz bir hayat..” yaşadığımızı hatırlatan Şehit Başkan Muhsin YAZICIOĞLU’nu da rahmetle anmadan geçemeyeciğim. Dünyanın keşmekeşi ortasında ibresi bocalamaya/dünyaya kayan her nefse yerinde bir ikazdır, onun sözleri. Mekanı cennet ola..

Evet, ufukta 16 Nisan var. 

Bileğilendiğimiz umudumuz adına aşılacak önemli bir eşik. Vesayetin belinin kırılacağı, ülkemiz ve insanımız açısından sistemin değişmesiyle, millet iradesinin hilafına iş tutanların ve efendilerinin kaybedeceği, milletin kazanacağı bir dönüm noktası olacak 16 Nisan. Anın kıymetini bilerek, ülkemiz ve insanımızın kazanması adına, Anadolu’dan/insanımızdan umudunu kesmeyen mazlumlar adına, aynı zamanda hiçbir şeyin fayda sağlamayacağı güne bir hazırlık olarak, safları sıklaştırmaya ihtiyacımız var. Evet, doğru yerde durmaya, doğru adamlarla yol almaya, doğruluğu ayağa kaldırmaya..

Umudumuzu dillendiren mısralarla nihayetlendirelim sözümüzü:
Mazlumlar adına baharı muştulamaya hazırlanırken âlem,
Dilim umut dolu kelimelerde,
Zihnim düşüncelerde.
Ve bir sancı, gecenin en olmaz yerinde,
Duayla beklenen sevgili gibi.
Ve bir sancı, Kudüs kadar büyük,
Gönlümde.
Ve bir sancı, yetim gibi, sevgili...
Ve ey sancım,
Güzel günler göreceğiz,
Coğrafyamızda.
Mesafeler konsa da 
Irak yok lügatımızda.

Esen kalın.
 

Bu yazı toplam 949 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.