1. YAZARLAR

  2. M.Mustafa Başyiğit

  3. Babalar Günü, Kadir Gecesi Ve Ramazan
M.Mustafa Başyiğit

M.Mustafa Başyiğit

Türkçe Öğretmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Babalar Günü, Kadir Gecesi Ve Ramazan

A+A-

    Değerli okur;

Geçtiğimiz pazar günü “babalar günü” olarak kutlandı. Baştan söylemeliyim ki, kişisel olarak bu tür günleri pek de önemseyen biri değilimdir. Mesela babalar günü, anneler gününe nispet olsun diye 19 Haziran 1910 yılında kutlanmaya başlayan bir günmüş. Öyle ilginç bir hikayesi de yok.

Yine de bu tür önemli günlerin, insanlarda farkındalık oluşturması açısından faydalı olabileceğini de düşünüyorum. Her zaman söylendiği gibi: Babalar günü, yalnızca o gün kutlanan bir gün değildir. Hayatımızın her döneminde değerini bilmemiz ve varlığına şükretmemiz gereken varlıklardır babalar.

Baba olmak her baba için zordur. Ya bir de engelli babası olmak! 

Engelli babası olmak daha da zordur. Hele hele benim babam gibi üç engelli evlada sahip olmak herhalde çok daha zordur.

Hayat bütün insanlar için çetin bir mücadeledir, ama engelli babaları için bu mücadele çok daha çetin ve çok daha acımasız sürer. Öncelikle bir engelli evladın varlığını kabullenmek, buna alışmak gerekir. İlk başlarda bu dahi dayanılması zor, insanı isyana sürükleyebilecek bir durumdur.

Sonrasında kendi hayatını çocuklarına göre şekillendirmen, bir nevi onlar için yaşamaya başlaman gerekir.

İnsanların evladına farklı gözle bakmasına, acımasına, küçümsemesine ve daha nice incitici davranışa karşı sabretmeyi, bunları görmezden gelmeyi, içine atıp hayatına olabildiğince mutlu ve umutlu bir şekilde devam etmeyi gerektirir.

Okula yazdırırken, bir kursa verirken, hatta parkta bir oyuncağa bindirirken bile mücadele etmen gerekir. Bir kaplan kesilmen, çırpınman, yüreğinde hissettiğin çaresizliği bastırıp evladın için canla başla mücadele etmen gerekir.

Şimdi o günleri hatırlıyorum da… İzmir’de, ortaokulu bitirip liseye geçtiğimde gitmek istediğim lisenin müdürü beni okula almak istememişti. Tek gerekçesi de “görme engelli bir öğrenci” olmamdı. Düşünsenize bir, kıytırık bir okul müdürü çıkmış ve sizin evladınızı yalnızca görmüyor diye devletin okuluna almak istemiyor.

Ne hissederdiniz, ne yapardınız?

Düşünsenize bir, babanız anneniz sizi onca emekle okutmuş ve öğretmen olmuşsunuz. İçlerindeki mutluluğu, kıvancı ve gururu tarif edebilmek mümkün müdür?  Ama yine kendini bilmez bir Milli Eğitim Müdürü, oturduğu koltuğun kölesi olmuş bir şube müdürü sizin öğretmenlik yapmanıza mâni oluyor. Hiçbir yasal gerekçe göstermeksizin, yalnızca ve yalnızca görme engelli bir öğretmen olduğunuz için…

Ne hissederdiniz ve ne yapardınız?

Her çocuğun ya da her insanın yapabildiği şeyleri siz de yapabilecekken, yalnızca sistemin çıkmazları yüzünden yapamamanız babanızı derinden yaralar. En küçük bir başarınızda yürekleri pır pır eder, gözlerinin içi güler, dünyanın en mutlu insanı olurken; engeliniz yüzünden engellendiğiniz her an yüreklerine kara bulutlar çöker, içlerine önünü alması güç bir hınç dolar. Yine sizin için sabreder, yine sizin için içlerine atarlar.

Ben, Allah’a bana böyle bir baba verdiği için hep şükrettim, hep şükredeceğim. Rabbim, herkese razı olacağı bir baba nasip etsin. Üç engelli evlada sahip olup da hayata küsmeden, Allah’a isyan etmeden, umutsuzluğa kapılmadan babalık görevini yapılabilecek en iyi şekilde yapmak her babanın harcı değildir. Benim babam, işte bu harcın adamıdır!

Nice evlatlar var engelli olduğu için utanılmış, insan içine çıkarılmamış. Evlerinde bir eşya kadar bile kıymeti harbiyesi olmayan, bir köşede öylece oturan, koskoca bir ömrü öylece tüketen. Ve nice anneler babalar var, bu evlatlara baktıkça Rabbimin imtihan nurunu görmeyip isyan, sitem ve kahır gören… Allah, insanları böyle anne baba olmaktan da muhafaza etsin!

Kadir Gecesi

Yarın Kadir Gecesi. Söze hacet yok aslında. Bin aydan daha kıymetli, daha değerli bir gece, üzerine ne söylenebilir ki? Geçmiş bütün günahlarımızdan arınmanın, hayata sil baştan başlayabilmenin iksiri bu gecede saklı. Rabbim, değerlendirebilmeyi nasip etsin.

Sizlerden bu gece için tek istirhamım: Darmadağın olmuş şu İslam aleminin birlik ve beraberliği için da dua etmeniz ve Rabbimizden tek bir nefer olsak dahi bu birlik ve beraberlik ruhunu gönüllerimize yerleştirmesini dilemenizdir.

Ramazan’ı Uğurlarken

Hepimiz çok iyi biliriz ki Ramazan, geldi mi çabuk gider. Bir yel gibi geçer ömrümüzden. Tadına doyamadan bir de bakmışız ki uğurluyoruz Ramazan’ı. Yine başladık ve yine bitti. Şükür ki ömrümüz bir Ramazan’a daha yetti.

Rabbim bayramını da göstersin, hatta daha nice nice Ramazanlara eriştirsin.

Bu Ramazan ayında benim en çok ağrıma giden şu oldu: Ortaokula giden öğrencilerimin yanıma gelip sürekli oruçlu olup olmadığımı sormaları. Elbette herkes ibadet yapıp yapmamak konusunda özgürdür. Ne var ki bizim çocukluğumuzda oruç, tutulan bir şeydi. Tutmamak nadir karşılanırdı ve tutmayan da tutmadığını hiç belli etmezdi. Korktuğu için değil ha, Ramazan ruhuna gölge düşürmemek, tutmasa ya da tutamasa bile o Ramazan havasını hissetmek için belli etmezdi.

Önceden oruç tutmayan insanlar, dışarda sigara içmekten bile imtina ederken, şimdi bütün lokantalar açık ve bütün lokantalar akşama kadar dolu. Yine tekrar edeyim ki herkes özgür. Ne var ki eski günler gün geçtikçe eskiyor. Millet olarak içimizde barındırdığımız yüksek anlayış ve empati ruhunu her geçen gün biraz daha tüketiyoruz gibime geliyor. Sokağa çıktığımda Ramazan ayından hiçbir iz görememek korkutuyor beni.

Ramazan’ı çarşılarımızdan, pazarlarımızdan, caddelerimizden, sokaklarımızdan alıp nereye koyacağız? Sonra sonra evlerimizden, sofralarımızdan, akıllarımızdan ve gönüllerimizden de mi söküp alacağız? Ramazan ruhunu hayatımızın her yerinde yaşamalı ve yaşatmalıyız değerli okur.
    
Bayram Tebriği

Son olarak önümüzdeki pazar günü kutlayacağımız Ramazan bayramınızı da tebrik ederim. Kazasız belasız, huzur içerisinde geçireceğimiz, küslüklerin sona erdiği, kardeşlik ve sevginin arttığı bir bayram olmasını dilerim.
 
 
 

 

Bu yazı toplam 333 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.