1. YAZARLAR

  2. Turan Saltık

  3. Atilla Türker
Turan Saltık

Turan Saltık

Yazarın Tüm Yazıları >

Atilla Türker

A+A-

[reklam1]

Atilla TÜRKER’in son zamanlarda yazdığı yazılar Türkiye’de büyük bir ses getirdi. Bütün sporseverlerin bu yazıları okuması gerekir. Sporla iç içe olan iyi bir spor takipçisi aslında bu konulara fazla yabancı değil. Türkiye’de ve kendi yaşadığı şehirde ufaklı büyüklü bir sürü sahtekarlığın, üç kağıtçılığın farkındalar. Ama şu ana kadar çıkıp da bunları dile getiren olmadı. Ne bir gazeteci nede halktan birileri. Ta ki Atilla TÜRKER gibi bir spor muhabiri bunları yazana kadar. Şimdi Türkiye bu haberlerle yüzleşiyor. Bir bakalım Atilla TÜRKER hangi konulara parmak basmış. Başlıklar şeklinde verelim; Ah şu menajerler, Avanta veren menajerler, Komisyon alan antrenörler, Kulübün içini boşaltan yönetici ve başkanlar. Bu yazılardan küçük küçük notlar sizlere aktaracağım ki sizde yaşananları anlamaya çalışın. Kulübünü yıllarca soyan kulüp başkanı... Kovulduğunu Facebook’tan öğrenen antrenör... “Hırsızı hırsıza şikayet etmişim” diye başkanını ve menajerini anlatan futbolcu... Velilerden “Oğlunuzu profesyonel yapacağım” diye para alan kulüp başkanı...

 

“Bizi adam yerine koymuyorlar” diye feryat eden antrenör ordusu... “Tam burada olaya parmak basmak istiyorum. Afyon da Bundan sekiz on yıl önce gerçekleşen bir olay bu. Futbol oynamış ve şu an bir işadamı olan bir babanın oğlundan da yine ciddi kulüplerde futbol oynamış birisi. Bir ara Afyon da futbol işleri ile ilgilenmiş birisi. Siz tahmin edersiniz sanırım. İşte bu kişi, bu babanın oğlunun transferi için çok ciddi rakamlarda bir para talebinde bulunmuş. Söylenilenler doğru ise sporcu çocukların ailelerinden de boş senetlere imza atmalarını istemiş.” Devam edelim Atilla Türker’in yazılarındaki küçük notlara; Herkes eteğindeki taşı dökse, acaba daha neler görülecekti. Sahi, diyelim bir İlhan Cavcav, yaşadıklarını dobra dobra anlatsa neler duyarız acaba... Sahtekar bazı futbolcu menajerlerinin yaptığı atraksiyonları çok açık bir şekilde dile getirse... Ya da görev kapabilmek için meslektaşlarının kuyusunu kazan antrenörleri ortaya koysa... Pencereyi küçültüp Afyon’a uyarlayalım. 1967 den bu zamana kadar var olan Afyonspor da yaşananları bir dinlesek acaba ortaya neler çıkar neler.

 

Eski dürüst başkanlardan ya da dürüst yöneticilerden bir dinlesek acaba paraların nasıl çalındığını nerelere harcandığını kimlere peşkeş çekildiğini. Neyse inşallah Afyon dada bir gün gelir etekteki taşlar dökülür. Atilla Türker’in yazısından alıntılara devam; “Cambaz bir menajer, köşeyi çabuk dönüyor. Yeter ki kendi kafasına uygun bir kulüp yöneticisi bulsun. Çok şükür, ülkemizde bu tür yöneticiyi bulmak çok kolay oluyor! Diyelim ki... Futbolcu, yıllık 500 bin lira istiyor. No problem... Menajer, kendisi gibi cambaz ve biraz da hırsız yöneticiye diyor ki, “Kardeş, elimde öyle bir futbolcu var ki, kendi ortalıyor, kendi vuruyor. Sadece 1 milyon papel istiyor. 1’er milyon da senin ve benim. Antrenörü de görürüz”... Teklifin güzelliğine bakın. Hep beraber güzel bir ‘indiragandi’ yapılıyor. Zaten bu görüşme 3, bilemediniz 4 kişi arasında geçiyor. Ortada fiş, belge falan yok. Aldım, verdim... Kulüp kayıtlarına 4 milyon lira olarak geçiyor. Herkes memnun kalıyor. Dandik futbolcu bir anda 3-4 milyon liraya o kulübe itelendiği için, sadece kulübün kasası zarar görmüş oluyor!!!

 

Ve sonra da birileri “Kulüpler borç batağında” diye feryat ediyor. Tabii bu feryat edenler arasında timsah gözyaşı döken kulüp yöneticileri en önemli bölümü teşkil ediyor.” Evet örnekler çok güzel yazı dizisi müthiş daha bu yazılanların arkası gelecek beklide ilerleyen günlerde isimlerde açıklanacak. Dileğim Afyon dada temiz eller operasyonu yapılsa da  her profesyonel oluşumda yöneticilerin peşini bırakmayan içeri burnunu sokmak isteyen, futbolu fazla bilmeyen iyi niyetli ama paralı kulp başkanı, yönetici buna sporla ilgilenen spor’a mali destek ayıran belediye başkanları da dahil bunların etrafında hemen kümelenen peşlerini bırakmayan yeni kulüp kurulması aşamasında veya her antrenör değişiminde hemen oraya çöreklenip antrenör getirmeye kalkan, futbolcu getirmeye kalkan tipler var. Adamın geçmişinde en ufak bir başarı yok iyi niyet yok ama ne yazık ki adam veya adamlar hala cahil cesareti göstererek pişkin bir şekilde bu işlere hala müdahil olmak istiyorlar. İyi niyeti kulüp başkanlarını ya da belediye başkanlarının kapısında yatmaya başlıyorlar. Siz bilirsiniz bunları. Gelecek hafta kaldığımız yerden devam…

 

 

 

Bu yazı toplam 2842 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.