1. YAZARLAR

  2. Bülent Elitok

  3. Ağabey Tankları Gördün mü?
Bülent Elitok

Bülent Elitok

Yazarın Tüm Yazıları >

Ağabey Tankları Gördün mü?

A+A-

Ağabey tankları gördün mü?

Hayır! Neden soruyorsun kardeş? Onlar çoktan kışlalara götürüldüler.

Ağabey önüne yatacağım!

Kardeş bu vatandaş darbeyi bastırdı, tüm tanklar ele geçirildi, ama yine de Allah razı olsun senden, tankın önüne yatmış kadar sevindirdin bizi.

Ağabey yanlış anlama ama ben bir fotoğraf bile çekemedim ne tankın üzerinde ne önünde, tüh ki ne tühh!!! Facebook, instagram, müdürüm, amirim...?!

Bu olayı 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ertesi sabahı Şehitler Köprüsü'nde ki  bir arkadaşım anlattı bana. O günler ve saatlerde cesaret timsali kahramanlarımız şehitlerimiz orada olmakla birlikte, darbe teşebbüsünün  bastırılmasını fırsat bilen "omurgasızlar"  da oradaydı. Tıpkı avını yakalayan aslanın gitmesini ve atıkları gözleyen leş kargaları gibi. Fırsatçılık. Diğer adıyla "opurtunizm". 

Bilgisizliği giderebilirsin, ama fırsatçılığı ve tenezzülcülüğü tedavi edemezsiniz.

Bu bir hayvani duygu olmalı ki; ciğerin başındaki insanoğlunun gitmesiyle köşedeki kedinin ciğeri kapması  gib.  Saatlerce kıpırdamadan duran ve avını bekleyen kurbağadan, örümcekten, timsahtan ve hayvanlar aleminden daha bir çok örnek katabiliriz olaya.  İnsan olan "kötü manada" fırsatçılık yapmaz. Yapmamalı. İnsani değil çünkü.  İflasını beklediğiniz komşunun aracını piyasanın altına almak belki ticari olarak doğru ama insani ve komşuluk açısından insani değildir. Ne güzel ifade etmiş atalar: Düşene bir tekme de sen vurma!

Ama pratik hayatta elbette fırsatçılık had safhada. Yukarıdaki olayda olduğu gibi, bu uyanık ve fırsatçı arkadaş, bir tank bulabilseydi eğer, fotoğraf çektirecekti üzerinde ve sosyal medyasında büyük bir şaşa ile duyuracaktı kahramanlığı ve en önemlisi safhını. Yazık olmuş, biraz geç çıkmış ininden!

Bunun gibi onlarca insan var çevremizde hepimizin. Bizimle birlikte 24 gün nöbet tutan ama aslında bizden olmayan şüpheli insan vardı meydanlarda 15 Temmuz'da. Aklanmak için iyi bir fırsat olarak gördüler meydanları. 

Seçimlerde, ortada olan seçimleri kastediyorum, kullandığı oyun fotoğrafını alan ancak doğru ata oynamışsa ortaya çıkaran, değilse zaman tüneline gömen fırsatçılara ne demeli?!. Ha bunlar asla seçimden önce sosyal medyalarında yayınlamazlar (hatta bazıları sosyal medyalarını bir süre öncesinden kapatırlar), mesela öğlenden sonra 2, 3 gibi sosyal medyalarında paylaşmazlar, neme lazım oy kullanma hala devam etmektedir. Ama darbenin bastırılmasından sonra olduğu gibi, oylama sonucu renk vermeye başlayınca  bunlar bir eser gürlerler ki, sen kendinden şüphe duyarsın vallahi!  Yine bu fırsatçı ve uyanıklardan bazıları o kadar profesyonel olmuştur ki; oyunu bu şekilde kullanmakla birlikte, işi şansa bırakmayıp,  oylama sonucu belli olmadan hangi grubun yanına giderlerse onlardan yana gözükürler.  Kaybeden taraf seçim sonucunda yüksek sesle konuşmanın kendisi için doğru olmayacağını düşündüğünden, bizim fırsatçı da böylece kaybeden taraftan görünmemiş olacaktır. 

Bunlar, hayvanların sindirim sistemlerinde yaşayan bir bakteriye benzerler bilhassa. Lactobasiller mide asiditesi belli seviyenin altına düşünce, kendilerine gün doğduğundan, süratle çoğalırlar. Kendileri için durum iyi olsa da, bulundukları konakçıyı artan sayıları ile hasta ederler ve önlem alınmazsa ölümüne yol açabilirler. Bunlar da öyle. Düşünsenize bir hastanede çalışan 4 doktordan 3'ünün çalışmadan yan gelip yattığını, bütün işlerin saf ve temiz kalpli bir doktorun sırtına bindiğini. Hastanede işler yolunda gider, ta ki bir gün bizim temiz kalpli doktor hasta olana kadar. O güne kadar çökmeyen sistem o gün çökmüştür. Diyeceğim o ki, fırsatçı kendinden başka herkese zarar verir. Toplum zarar verir. Haşeredir o. Fırsatçılık, ancak iyilik alanında kullanılabilir. Resulümüzün emir buyurdukları gibi; iyilikte ve takvada bir birimizle yarışalım.

Fırsat eşitliği en temel hak ve hürriyetlerden biridir

Evet dostlar, ulaşırız ulaşmayız, olur olmaz derken, pazar günü, seçim günü geldi çattı. Herkes hür iradesiyle sandıkta oyunu kullanacak. Daha önce köşemde yazdığım gibi, benim tahminimde sapma olmayıp, EVET oylarının %66 ±2 olacağını düşünmekteyim. Bunun hesabımı 3 hafta önceki yazımda vermiştim. 

Ah dostlar! Ben bu yazıyı yazdım diye fırsatçılar huylarından vaz geçmeyeceklerini biliyoruz elbet.  Omurgalı olmak, delikanlı olmak, kendi ile barışık olmakla eşdeğerdir bana göre. Ey Fırsatçı! solucan gibi kıvrılabilir, dansöz gibi kıvırabilirsin. Şunu bil ki; senin türün o kadar arttı ki, hiç bir hükmün kalmadı neredeyse. Vücudu hasta eden basilden farkın yok. Belki yayılıyorsun kibirle, ama omurgalı bulmak neredeyse hazine ile eşdeğer hale geldi haberin yok. 

Sevgili opurtunistler (fırsatçılar), lütfen oylarınızı sayım işlemi tamamlanmadan önce herkesin görebileceği bir yere asınız!. Yoksa sayımdan sonra bir hükmü kalmıyor. Millet sizden bıktı artık. Ya sessiz kalın ya da erkenden renginizi belli edin. Bakın ne güzel bir fırsatınız var bu seçimde. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere "EVET" diyen kesim açık ara önde görünüyor. İşiniz kolay yani. Ama ne olur fazla abartmayın sandıktan sonra. Hala sizi denetleyen bir kurum ve kuruluş olmamakla birlikte, herkes kimin ne mal olduğunu çok iyi biliyor artık unutmayın. 

Bu yazı toplam 701 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.