1. YAZARLAR

  2. Abdullah Çelik

  3. Adalet ve Zulüm
Abdullah Çelik

Abdullah Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

Adalet ve Zulüm

A+A-

Adalet; herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, kanunlarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme anlamlarına gelen bir kavramdır. Adaletin zıddı zulümdür. Tanımdan da anlaşılacağı gibi her şeyin ve herkesin hak ettiği yerde bulunması, hak ettiğini alması ancak adaletle ortaya çıkar. Adaletin olmadığı her hal ve durumda zulüm vardır.

Adaletin eşitlik kavramı ile açıklanması doğru bir açıklama değildir. Çünkü eşitlik ve adalet farklı anlamları olan kavramlardır. İki farklı kişiye eşit davranmak adil olmak anlamına gelmez.Mesela 70 yaşındaki ihtiyar bir kişi ile 20 yaşındaki delikanlı birisini eşit mesafede koşturup yarıştırmak adaletli davranmak değildir.Koşunun şartları eşit olsa bile koşanların farklı yapılarda olması dolayısıyla adaletli bir yarış olmayacaktır.Eğer böyle bir yarış yapılırsa da ,bu zulüm olarak değerlendirilecektir.İşte adalet,eşya ve insanın olması gereken yer ve konumda olmasıdır.

Toplumlar ancak adalet ile ayakta kalabilir. Bir devlet veya toplum ne kadar çok adaletli davranıp hükmedebiliyorsa o nispette uzun süre varlığını sürdürür. Tarihten de anlaşılacağı gibi halklarına karşı adil yönetim sergileyen devletler varlığını uzun süre devam ettirebilmiştir.Bir devlet küfürle varlığını devam ettirebilir ama zulümle asla...

Mahkeme duvarlarına yazılan ve Hz Ömer’e ait olduğu söylenen ‘’Adalet Mülkün Temelidir’’ sözü de bu bağlamdadır. Ancak bu sözdeki ‘’mülk’’ kelimesi yanlış bir şekilde   ev, dükkan,  arazi vb. taşınmaz mallar olarak anlaşılmıştır. Halbuki Arapçada bu kelime  hükümranlık, hakimiyet, devlet anlamlarına gelmektedir.Dolayısıyla mahkeme duvarlarına yazılan bu sözün anlamı ; hakimiyet ve hükümranlık ancak adaletle mümkündür demektir.Adalete dayanmayan bir yönetim şeklinin  devletin yok olmasına sebep teşkil etmesi  demektir.Bu yazının mahkeme duvarlarına yazılmasının nedeni hüküm vericilerin verdikleri kararlarda adil olmalarını hatırlatmak.böylece devletin varlığının devamını sağlamaktır.

İnsanlığın başlangıcından günümüze kadar adalet kavramı hep ön planda tutulmuş, insanların kendi aralarındaki ilişkilerinde ve devletin halkına karşı adaleti gözetmesi tavsiye edilmiştir.

Yüce Yaratıcımız  adaletli olmayı emretmiştir: Nahl suresi 90. ayette’’Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder.’’ Yine Maide suresi 8. ayette’’Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun.’’buyurarak inananların her konuda adil olması gerektiğini bizlere bildirmiştir.

Toplumun yönetiminde söz sahibi olanların, gücü elinde bulunduranların veya kendisinde bunu vehmedenlerin adaletten ayrılmamaları gerekmektedir. Elinde yetki, güç olan kimseler, eğer bunları kendi çıkarları veya birilerine çıkar sağlamak için kullanırlarsa adaletten sapıp zulme meyletmiş olurlar.Bir takım insanlara zulmetmiş olurlar.Böylece toplumların,devletlerin çöküşüne zemin hazırlarlar.

Eğer devletin devamlılığı, toplumsal barış ve huzur istiyorsak karar ve hüküm vericilerin adil insanlar olmalarına dikkat etmek zorundayız. Bir toplumda mazlumların sayısı arttıkça o toplumun yok oluşu da o nispette hızlanır. Zira Hz. Muhammed(a.s) ;      "Mazlumun bedduasını almaktan korkun. Zira Allah'la bu beddua arasında perde mevcut değildir." buyurarak zulme uğrayanların yapacağı bedduanın derhal kabul olacağını haber vermiştir. O yüzden zulmetmekten , zulme uğramaktan ve mazlumun bedduasına muhatap olmaktan Allah’a sığınalım.

Atalarımız da ne güzel söylemiş : ‘’Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste’’

Esen kalın

Bu yazı toplam 1291 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.