1. YAZARLAR

  2. Orhan Eser

  3. 2 Savaş 2 Sultan 1 Büyük Ders
Orhan Eser

Orhan Eser

Yazarın Tüm Yazıları >

2 Savaş 2 Sultan 1 Büyük Ders

A+A-

Önümüzde ki günlerde tarihimizin dönüm noktalarından biri olan Ankara Savaşının 615. Yıl dönümünü yaşayacağız.
Bu savaş ki, Osmanlı imparatorluğunun en büyük öneme sahip savaşlarından biridir. Zira devlet yapı itibariyle yenice şekillenmişken bir anda parçalanmış ve yıkılma tehlikesi altında kalmıştır. Binaenaleyh bizim bu savaşı ve yenilgimize sebep olan amilleri çok iyi bilmemiz gerekmektedir.

Bunun içinde sadece savaşı tekniki açılarından inceleyerek bunlardan edindiğimiz bilgiler yetmez. Bir olayı tam anlamıyla idrak edebilmek için öncesini ve sonrasını çok iyi bilmek gerekmektedir. Bu yüzden Yıldırım Beyazıt’ı ve Ankara Savaşı öncesi yaşanan vakaaları bilmemiz ve iyi bir analiz yapmamız gerekmektedir. Sadece bunlar da yetmemekte, ilişki içinde olunan diğer devletleri ve oralarda yaşanan vakaaların da iyice incelenmesi gerekmektedir.

Geniş ve derin bir bilgi edindikten sonra bu yaşanan yenilginin sebepleri ortaya çıkacaktır. Bunu öğrendikten sonra tarihe tekrar bakıp, “Acaba bu yaşanan elem hadiseden atalarımız ders çıkarmışlar mı?” diye bakmalıyız. 

Tarih bilmek o kadar önemli bir şey ki, iyi bildiğinde ve bunlardan ders çıkarabildiğinde yolunu aydınlatır ve önünü görerek ilerlemeni sağlar şayet tarih bilmezsen, tarihini bilmezsen karanlık bir yolda nereye gittiğini bilmeden ilerlersin. 

YILDIRIM BEYAZIT

İsminin hakkını veren çok cevval bir şahsiyet…

Sabırsız ve cengâver bir yapısı vardı. Kumandan vasıflı cesur birisiydi. 

Karaman Harbi’nin en tehlikeli anında şanlı babası Murad Hüdavendigâr’ın önünde yer öpüp, “Sultanım bana destur ver, sabrım kalmadı. Karamanilerin kanını Allah buyursa yere karam” demişti. Karaman Harbinde o denli celadet gösterdi ki ‘Yıldırım’ unvanına hak kazandı. Kosova harbinde düşman birliklerine yıldırım misali çakıp, yaptığı hücumlar ile büyük bir zafer kazanıldı.

Ordusunu öyle hızlı sevk ederdi ki, Niğbolu ve Ankara savaşı öncesinde akıl almaz sürede harp meydanına varması ile düşmanlarını hayret ve dehşet içinde bırakırdı.

Yıldırım Beyazıt, harp meydanında hızlı olduğu gibi hayatın diğer alanlarında da aceleciydi. 

Öyle ki bazen meşveret etmeden karar alırdı. Meşveret ki, şeriatın 4 amir hükmünden birisidir.

Yıldırım, Anadolu’da ki hemen hemen tüm beylikleri himayesi altına aldı. Hem de çok kısa bir süre içerisinde. Ama bu denli hızlı bir şekilde diğer boyların Osmanlı çatısı altına alınması içtimai düzenin kurulmasını zorlaştırmıştır. Zira içtimai vakaalar ne kadar yavaş işlerse nizam o kadar sağlam oluşur.

Harpte hızlı davranmak büyük avantaj sağlayabilir fakat cemiyetler üzerine tam ters etki yapmaktadır. Bu hatasını da Ankara harbinde ordunun sağ kolunda yer alan Anadolu beyliklerinin birlikleri savaş anında Osmanlı’yı satıp, karşı tarafa geçmesiyle anladı. Ama iş işten geçmişti. 

Anadolu’da ki beyliklerin fethi, Kadı Burhanettin Ahmet’in vefatı ile devletinin Osmanlı’ya bağlanması ve Timur’a bağlı Anadolu topraklarını zapt etmekle görünüşte Anadolu’da siyasi bir birliktelik kurmuştu ama işin aslı böyle değildi.

Ankara harbinde karşısında ki kuvvet ise 34 yıllık bir saltanat tecrübesine sahip, hayatı boyunca girdiği her harbi kazanmış, devletinin yüz ölçümü 12 milyon kilometrekareye ulaşmış, kendisinden 13 kat büyüklükteki toprağa sahip, üç kat daha büyük orduya sahip Emir Timur. 

EMİR SULTAN

Emir Sultan; Yıldırım Beyazıt’ın damadı, Peygamber efendimizin(S.A.V.) torunu ve dönemin Mürşid-i Kâmillerinden birisidir. Niğbolu Kalesinin fethinde ve bu dönemde göstermiş olduğu birçok hikmetleri vardır. 

Ayrıca dönemin Kutbul Aktab’ı Somuncu Baba’da Bursa da yaşamıştır. Öyle ki bursa ulu cami açılışında Emir Sultan “Minbere dönemin kutbu dururken benim çıkmam uygun olmaz” demiştir. Somuncu Baba’nın verdiği ‘Fatiha tefsiri’ hutbesi ile dönemin âlimleri feyz almıştır. Namaz çıkışında 3 farklı kapıdan çıkan insanların hepsi de, “Ben camiden çıkarken Somuncu babanın elini öptüm.” demişlerdir. Bu hikmetleri ile herkes tarafından bilinir olmuştur. Somuncu Baba’da ‘şöhret afettir’ hadisi şerifi üzerine Bursa’dan ayrılmıştır.

Yıldırım Beyazıt’ın döneminde böyle evliyalar bulunmasına ve onu uyarmalarına rağmen bazen karar alırken bunlara uymamıştır. 

13 yıllık hükümdarlığı döneminde 30 seferden zaferle ayrılmış, 22 ülkeyi hükümdarlığı altına almıştır. Bu zaferleri hiç şüphesiz Allah’ın yardı ile olmuştur. Yıldırım halis niyetli olmasına rağmen gaflete düşmüş ve zaferleri kendinden bilmiştir. 

Öyle ki, Allah sevdiği kuluna bir yanlış yaptığında musibeti hemen verir ki dersini hemen alsın. Yıldırım için çok geç olsa da Âli Osman bundan dersini almıştır.

Devamı haftaya…

Allah’a emanet olun.  

Bu yazı toplam 886 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.