1. YAZARLAR

  2. Ercan Şen

  3. 15 Temmuz’un Düşündürdükleri
Ercan Şen

Ercan Şen

Yazarın Tüm Yazıları >

15 Temmuz’un Düşündürdükleri

A+A-

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden tam bir yıl geçti. Buna rağmen bu ihanet teşebbüsünün açtığı yaralar hala derinden hissedilmeye devam ediyor. Dini, sosyal ve kültürel vecheleri başta olmak üzere zaman içerisinde her yönüyle analiz edilmesi gereken bu ihanet hareketinin, zihnimizdeki bazı izdüşümlerini paylaşmak istiyorum.

Kendilerine masumane bir adlandırmayla ‘hizmet’ adını veren ve fakat kendi inancına, vatanına, milletine hizmet etmekten çok malum bazı güç odaklarına hizmet eden bu çetenin ve liderinin, meş’um bir hedefin peşinde yaklaşık kırk yıldır sinsice hazırlık yaptığı anlaşılmış ve en uygun atmosferi kolladığı ortaya çıkmıştır. Ne var ki bu uğursuz çete, halkın itimadını kazanan liderinin cesaretini ve milletin ferasetini hesaba katamamış, direnişin bu denli asil, samimi ve cansiperâne olacağını düşünememiştir. Daha da önemlisi doğru yolda olanların yardımcısının Yüce Allah olduğu hakikatini idrak edememiştir. Çoluk çocuk, genç ihtiyar, her yaş grubundan ve toplumun her katmanından insanın birlik ve bütünlük içinde olacağını öngörememiş, minarelerden yükselen ezan ve sala seslerinin milleti kendine getireceğini fark edememiştir. Çünkü onlar milleti tıpkı kendileri gibi ezik, silik ve omurgasız olarak görmüş, milletimizi dini ve mukaddes değerlerini kullanmak suretiyle kendilerinin para ve insan deposu olarak sömürmeye alışmışlardır.

Söz konusu yapının çift kimlikli şahsiyetleri, yapıları gereği hiç bir zaman dürüst olmadıkları, olamadıkları için halkımızın dürüstçe ortaya koyduğu kahramanlığı anlamaktan uzak kalmışlardır. Milletimiz o gece, bir ilim adamımızın ifadesiyle, Allah’a kul veya sahte güçler karşısında köle olmanın sınandığı o ağır imtihan gecesinde tercihlerini kalp serinliğiyle ama yüreklice yapmış, helalleşip caddelere koşmuş, şehadete çekinmeden yürümüştür.
Peki halkın bu yiğitçe tepkisinin arkasında neler yatıyordu bir de onu anlamaya çalışalım.            

Bu çete suret-i haktan görünmek suretiyle yavrularımızı anasından ve babasından, yurdundan ve yuvasından koparıp sözümona vatana, millete, dine ve bayrağa hizmet diye devşirmeye çalışarak mankurtlaştırdı. Böylece en büyük kötülüğü içinden çıktıkları, ekmeğini yedikleri, havasını teneffüs ettikleri vatanlarına yaptı. Ülkenin geleceğine ipotek koyarak, yüzlerce-binlerce zeki insanımızı kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmaktan çekinmedi.  

Kandırmayı ve aldatmayı doğal bir davranış haline getiren FETÖ ve bağlıları dershaneler, okullar, işadamı örgütleri, Türkçe olimpiyatları, insani yardım dernekleri, gazeteler ve TV kanalları gibi birçok kurum ve kuruluş yoluyla “hizmet” sloganını kullanarak halkın önüne çıktı, halkla temasa geçti ve onun güvenini kazandı. Ancak kendine tanınan bu güveni ve kavuştuğu imkânları hak yolda dürüstçe kullanmaktan ziyade daha fazlasına ulaşmak kavuşma için kumpaslar kurdu, devlet kurumlarında kimi insanların önleri tıkadı, sınavlarda haksızlıklar yaptı, hatta soruları çaldı, türlü hile ve desiselerle kritik makam ve mevkileri ele geçirdi.  

Ne zaman ki Ergenekon kumpası, 25-27 Aralık tutuklamaları, arkasından MİT tırları derken bazı olaylar ard arda geldi ve ikiyüzlü yapı deşifre olmaya başladı. Dış bağlantılar, gönüllü ajanlıklar ortalığa döküldü. Bu sinik ve silik tipler nasıl böylesine bir ihanetin faili olmuşlardı? Onlara ne yapılmıştı da intikam alıyorlardı? Bu ve benzeri soruların cevapları zannımızca ayrı bir yazının konusudur. 

Ancak neticeye baktığımız zaman, 15 Temmuzda halkın ortak şuuru, bu kandırılışın öcünü aldı. Çok sevdikleri ve oylarıyla işbaşına getirdikleri cumhurbaşkanının bu çirkin insanlar tarafından alaşağı edilmesine tahammül edemedi. Ülkenin bir hain meczup tarafından ele geçirilmesinin ne demek olduğunun bilincine vardı ve sokağa aktı. Bir nevi halk şerefine sahip çıktı. Onuru ve gururu için ölümü göze aldı. Dini ve vatanı için şehadete koştu. Hülasa, 15

Temmuz yıllardır türlü darbelerle baskı yapılan, hakkı yenen, üzerine gidilen halka özgüven kazandırdı. 

Bu düşüncelerle şehitlerimize rahmet, geride kalanlara sabr-ı cemil ve gazilerimize şifalar diliyorum.

Bu yazı toplam 303 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar